Ara
  • Umut Sungur

Kendimizle dost olabilme sanatı

Dalai Lama’nın bu sözünü hiç duymuş muydunuz? “Şefkat bir davranıştır” der Dalai Lama. Yani şefkat bir eylem içerir. Bu durumda özşefkatin hayatımızdaki yansıması bizim kendimize bakım vermek (self-care) için, kendimize karşı nazik ve düşünceli olmak için yaptığımız davranışlar ve eylemlerdir. Kendimce özetlersem eğer kendine bakım ve önem vermek - kendinle ilgilenmek, duygularını fark etmeyi, kabul etmeyi, onlara yer açmayı ve eyleme geçmeyi içermektedir.

Şiddetin, nefretin, vahşetin ve acının olduğu bu dünyada, şefkat kelimesi daha fazla anlam ve önem taşıyor. Ancak dünyamızda şefkatin iyileştirici gücünün etkisinin hissedilebilmesi için hepimizin öncelikle kendimize sevgi ve şefkat beslemesi gerekir. Kendimize şefkat göstermek, kendini beğenmişlik değildir, bencilce de değildir.

Şefkat kendimize sevgi beslemekle gelişir. Ancak kendimize şefkat göstermek her zaman kolaylıkla yapabileceğimiz bir şey değildir. Çünkü başkalarına söylemediğimiz şeyleri kendimize çok kolaylıkla söyler, hatta çoğu zaman kendimize karşı daha acımasız davranırız. Ve kelimeler çok güçlüdür, kelimeler canımızı çok acıtabilir – özellikle de onları kendimizi azarlamak için defalarca kullandığımızda. Kelimeler yaratıcılığımızı ve hayal gücümüzü bastırabilir.

Örneğin, piyano çalmayı öğrenmeye başladığımızı ve öğrendiğimiz ilk piyano eserini çalmaya çalıştığımızı düşünelim. Bazılarımız daha ilk denemede iyi yapamadığımızı, beceriksiz olduğumuzu söyleyerek kendimizi eleştirebiliriz. Ne kadar da acıtır canımızı bu eleştiriler aslında, özellikle tekrar tekrar duyduklarımız. Bu eleştirilerin bize hissettirdiği acı bizi motive edip yaratıcılığımızı ortaya çıkarabileceği gibi, harekete geçmemizi engelleyebilir hatta içimize kapanmamıza neden olabilir. Şimdi bir de arkadaşınızı öğrendiği ilk piyano eserini çalmaya çalışırken hayal edin. Onu mükemmel çalamadığı için eleştirir misiniz yoksa çok iyi bir iş çıkardığını söyleyerek ona cesaret mi verirsiniz? Belki, kendimize de arkadaşımıza davrandığımız gibi şefkatle yaklaşırsak, o zaman önümüze koyduğumuz engelleri aşıp, yeteneğimizin gelişmesine izin verebiliriz.

"Özşefkat" 2021, Umut Nur Sungur


Şimdi “Peki kendime nasıl şefkat göstereceğim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Kendimize şefkat göstermeyi başarabilmek için yapabileceğimiz bir egzersiz de bizi rahatlatan bir etkinlikle ilgilenmek olabilir. Resim yapmak, enstrüman çalmak, dans etmek, kitap okumak, spor yapmak doğada olmak gibi. Eğer bu etkinlikleri yaparken içinizden gelen duygunun sizi sakinleştirmesine ve iyileştirmesine izin verirseniz sanat sizin için iyi bir özşefkat etkinliği olabilir. Kısacası, yaşamımızda bizim için anlamlı olan şeyleri anlayıp, bize neşe ve keyif veren bu şeyleri hayatımıza aldığımızda öz şefkati bulabiliriz. Sanat kendimizle bağ kurmamıza, kendimizi dinlememize yardımcı olabilir. Duygularımızı tanımlayıp, adlandırmamıza ve kendimiz hakkında bazı şeyleri keşfetmemizi aracı olabilir. Neye ihtiyacımız olduğuna dair ipuçları verebilir bize. Yani sanat, içsel olanın şekil, renk, çizgi, doku veya sesi kullanarak harici bir imajını ortaya çıkarmamızı sağlar. Böylelikle kendimizi kötü ya da özeleştirel hissettiğimiz zamanlarda ortaya çıkardığımız bu somut imaj (resim, heykel, desen vs) başka bir seçeneğimiz daha olduğunu, hatalarımızı kucaklayıp, kendimize şefkat göstermemizi bize hatırlatabilir. Yani kendimize daha nezaketle ve anlayışla yaklaşmamız gerektiğini hatırlayabiliriz. O zaman kendimize şefkat göstermemiz gerektiğini bize anımsatacak sanat eserleriyle evlerimizi renklendirmeye ne dersiniz?

Bunların yanı sıra sanat başkalarıyla bağ kurmamıza da yardımcı olur. Sadece sanat eserlerine bakmak bile başkalarının da bizim hissettiğimiz duygulara benzer duygular hissettiğini görmemizi sağlayabilir. Yalnız olmadığımızı bilmek ise bize güç ve zorluklarla karşılaştığımızda daha esnek olabilme kapasitesi verebilir.

O zaman yaratıcılık içeren faaliyetler ile uğraşmak, vakit ayırmak, kedimize baktığımız, önem verdiğimiz, kendimizle ilgilendiğimiz anlamına gelebilir. Kısacası sanat, kendimizi sağlıklı bir şekilde beslemenin yollarından biridir.

Özşefkatli Farkındalık eğitiminin kurucusu Prof. Kristin Neff’in bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Kendine şefkat göstermek, acıyı azaltmaz ama onu narin bir battaniyeyle sarar” der. Elbette acıyla ne yapacağımız bizim seçimimizdir; acının ya krize dönüşmesine ya da yaratıcılığımızı motive etmesine izin verebiliriz.


1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Soyut Sanatı Anlamak Mümkün mü?

Çoğumuz bir müzeye veya sanat galerisine gittiğimizde kaygıya kapılabiliyoruz. Özellikle sanat galerilerinin kapısından içeri grime konusunda tereddüt edebiliyoruz. Gördüğümüz eserleri, sanatçıları, a